Gaziantep’te yaklaşık 45 yıldır antikacılık yapan ve baba mesleğini sürdüren Hanifi Özaslan, son yıllarda antikaya olan ilginin artmasıyla birlikte antikacı sayısında da artış yaşandığını belirterek sahte antika eşya konusunda vatandaşları uyardı.
Çocukluğundan itibaren babasıyla birlikte eski eşyalar toplayan Hanifi Özaslan, 1990’lı yıllardan itibaren ikinci el eşya ticaretinin yanı sıra antika eserler biriktirmeye ve satmaya başladı. Antikacılık tutkusuyla tüm mal varlığını satarak iş yeri açan Özaslan, telefonlardan plaklara, bakır eşyalardan nostaljik ürünlere kadar çok sayıda eseri koleksiyonunda bulunduruyor. Özellikle turistlerin yoğun olduğu bölgelerde antikacı dükkanlarının arttığını ifade eden Özaslan, antika almak isteyenlerin dikkatli olması gerektiğini belirterek, gerçek antika ile sonradan eskitilmiş ürünlerin birbirinden ayırt edilmesi gerektiğini vurguladı.
“TÜM MAL VARLIĞIMI SERMAYE OLARAK KULLANDIM”
Çocuk yaşlarda babasıyla birlikte başladığı antikacılık mesleği için tüm mal varlığını sattığını söyleyen Hanifi Özaslan, “Bu meslek benim baba mesleğim. Biz çerçiydik, köy köy dolaşıp eski eşyalar toplardık. Ben de 13 yaşımdan itibaren babamla birlikte köylerden eski eşyalar toplardım. Bu eşyaların arasında zaman zaman antika değeri taşıyan parçalar da çıkardı. O dönemler bunların gerçek değerini bilmiyorduk. Bulduğumuz eski eşyaları Gaziantep Bakırcılar Çarşısı’na getirip hurda olarak satıyorduk. 17-18 yaşlarıma geldiğimde antika ile sıradan eski eşya arasındaki farkı öğrenmeye başladım. Özellikle işlemeli ve mühürlü eski bakır eserler buluyorduk. Bugün bu tür eserler piyasada neredeyse kalmadı. 2000 yılında Gaziantep’e göç ettikten sonra antikacılık yapmak için elimdeki tüm varlığımı sermaye olarak kullandım. Arsamı, handaki dükkanımı ve köyde bulunan iki katlı taş evimi sattım. Bu mesleğe tüm birikimimi yatırdım” dedi.

